Kapı Çaldığında Her Şey Değişti – Zekhaber
Kapı Çaldığında Her Şey Değişti

Kapı Çaldığında Her Şey Değişti

Polis sireninin sesi apartman boşluğunda yankılanırken evin içindeki sessizlik daha da ağırlaştı.

Kimse konuşmuyordu.

Emre’nin yüzü hâlâ bembeyazdı. Birkaç dakika önce öfkeyle bağıran adam gitmiş, yerine paniğini saklamaya çalışan biri gelmişti. Cansu ise ilk kez tedirgin görünüyordu. Parmaklarını masanın altında sıkıca birbirine kenetlemişti.

Kapı çaldı.

Hasan Bey gidip kapıyı açtı. İki polis memuru içeri girdi. Gözleri önce ağlayan Zeynep Hanım’a, sonra devrilmiş sandalyeye, ardından Emre’ye kaydı.

—İhbarı siz mi yaptınız? —diye sordu polislerden biri.

—Evet —dedi Hasan Bey.— Oğlum annesine vurdu.

Emre hemen ayağa kalktı.

—Baba abartıyorsun! Bir anlık sinirdi. Aile arasında olur böyle şeyler.

Polis memuru sert bir ifadeyle baktı.

—Şiddetin “aile arasında” olması onu normal yapmaz beyefendi.

Cansu araya girdi.

—Memur bey, olay büyütülecek bir şey değil. Kayınvalidem de zaten şikâyetçi olmayacaktır.

O sırada herkesin gözü Zeynep Hanım’a döndü.

Yıllardır oğlunu her durumda koruyan kadın, titreyen elleriyle sandalyesine tutundu. Hasan Bey onun konuşamayacağını düşündü.

Ama Zeynep Hanım başını kaldırdı.

—Şikâyetçiyim.

Emre donup kaldı.

—Anne… ne diyorsun sen?

Kadının sesi kırılıyordu ama kararlıydı.

—Bugün bana vurduysan… yarın daha fazlasını yaparsın.

Cansu sinirle ayağa kalktı.

—Gerçekten inanılmazsınız! Biz buraya aile olmaya geldik, siz oğlunuzu polise veriyorsunuz!

Hasan Bey ilk kez sertçe konuştu.

—Aile dediğin yerde saygı olur. Şiddet değil.

Polisler Emre’den kimliğini istedi. Emre ellerini saçlarının arasına geçirip öfkeyle dolaşmaya başladı.

—Bir tokat için hayatımı mı mahvedeceksiniz?

Hasan Bey’in cevabı kısa oldu:

—Hayır. Hayatını sen mahvettin.

Tam polisler Emre’yi götürmek üzereyken salondaki sehpanın üzerindeki Emre’nin telefonu çalmaya başladı.

Ekranda tek bir isim yazıyordu:

“AVUKAT KEMAL”

Cansu’nun yüzü bir anda değişti.

Polislerden biri telefonu fark etti.

—Açmayacak mısınız?

Emre bir an duraksadı.

Sonra telaşla telefonu almak istedi ama Hasan Bey daha hızlı davrandı.

Telefonu eline aldı.

Karşı taraftan gelen ilk cümle evdeki herkesin kanını dondurdu:

—Emre Bey, babanızın eviyle ilgili belgeleri hazırladık. İmzaları aldıktan sonra satış işlemini gizlice tamamlayabiliriz…

Salondaki herkes birbirine baktı.

Hasan Bey’in eli titremeye başladı.

—Ne satışı? —dedi kısık bir sesle.

Emre’nin gözleri korkuyla büyüdü.

Cansu bir anda bağırdı:

—Telefonu kapat!

Ama artık çok geçti.

Çünkü Hasan Bey o an yalnızca oğlunun annesine vurduğunu değil…

Aylar boyunca kendisini kandırdığını da öğrenmişti.

Ve birazdan ortaya çıkacak gerçek, o tokattan çok daha ağır olacaktı… Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirsiniz…

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.