Kapı Çaldığında Her Şey Değişti
Evde buz gibi bir sessizlik vardı.
Hasan Bey telefonu yavaşça masaya bıraktı. Gözlerini oğlundan ayırmadan konuştu.
—Demek mesele sadece saygısızlık değilmiş.
Emre konuşmaya çalıştı.
—Baba, ben açıklayabilirim…
—Açıkla o zaman! —diye bağırdı Hasan Bey.— Benim evimi benden habersiz nasıl satmayı düşündün?
Zeynep Hanım şaşkınlık içinde oğluna bakıyordu.
—Emre… doğru değil de?
Cansu hemen araya girdi.
—Yanlış anlıyorsunuz. Biz sadece yatırım yapacaktık.
Hasan Bey acı acı güldü.
—Ben hâlâ bu evin tapusunu sana güvenip ortak yaptığım güne yanıyorum.
Emre başını öne eğdi.
Yıllar önce Hasan Bey, “oğlum güvende olsun” diye evin küçük bir hissesini Emre’nin üzerine yapmıştı. Emre ise bunu fırsata çevirmişti.
Polislerden biri sakin bir sesle konuştu:
—Beyefendi, eğer bilginiz dışında işlem yapılmaya çalışıldıysa ayrıca suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Emre bir anda öfkelendi.
—Herkes üstüme geliyor! Ben sadece daha iyi bir hayat kurmaya çalıştım!
Hasan Bey gözlerinin içine baktı.
—İyi hayat kurmak için annenin yüzüne vurup babanı kandırman mı gerekiyordu?
Emre cevap veremedi.
Cansu çantasını alıp sertçe konuştu:
—Hadi Emre. Burada kalmanın anlamı yok.
Tam kapıya yönelmişlerdi ki Zeynep Hanım ayağa kalktı.
İlk kez sesi bu kadar net çıkıyordu.
—Dur.
Herkes ona döndü.
Gözyaşlarını sildi ve oğluna baktı.
—Sana yıllarca kıyamadım. Her hatanı “çocuktur” diye affettim. Aç kaldın korkusuyla para gönderdim, üzülürsün diye sustum. Ama sen benim sevgimi zayıflık sandın.
Emre’nin gözleri doldu.
—Anne…
—Hayır. Dinle şimdi. Bugün bana attığın tokat sadece yüzüme değil… yıllardır verdiğim emeğe vuruldu.
Salondaki herkes sessizdi.
Zeynep Hanım derin bir nefes aldı.
—Bugünden sonra kendi yolunu kendin çizeceksin.
Emre’nin omuzları düştü.
İlk kez gerçekten yalnız kaldığını hissetti.
Polisler işlem için onu kapıya yönlendirdi. Tam çıkarken dönüp babasına baktı.
—Beni affetmeyecek misin?
Hasan Bey’in yüzü yorgundu.
—Affetmek başka şeydir oğlum… güvenmek başka.
Kapı kapandı.
Ev sessizliğe gömüldü.
Zeynep Hanım ağlamaya başladı. Hasan Bey yavaşça yanına oturup elini tuttu.
Yıllar sonra ilk kez birbirlerine kırgın değil, omuz omuza bakıyorlardı.
O gün aileleri dağıldı belki…
Ama aynı gün, yıllardır sustukları gerçekler de ortaya çıktı.
Ve bazen bir ev, içindeki kötülük temizlenmeden huzurlu olmazdı.