Ahmet Ercan Marmara ve Ege’yi sarsacak
Türkiye’nin en çok tanınan ve deprem odaklı bilimsel açıklamalarıyla kamuoyunun gündeminden düşmeyen jeofizik uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Güney Marmara ve Ege bölgesini yakından ilgilendiren çok ciddi bir sismik uyarıda bulundu. Resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir jeolojik risk analizi paylaşan Prof. Dr. Ercan, Balıkesir ve çevresindeki fay hatlarının muazzam bir enerji biriktirdiğini belirterek, bölgedeki kırıkların yıkıcı deprem potansiyellerini gözler önüne serdi.
“Balıkesir, İki Devasa Fay Sisteminin Kıskacında”
Balıkesir ili ve çevresinin tektonik olarak son derece hareketli ve tehlikeli bir noktada konuşlandığını ifade eden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, kenti tehdit eden sismik mekanizmayı şu sözlerle özetledi: “Balıkesir ili coğrafi konumu ve jeolojik yapısı gereği, hem Ege düşüntülü fay sistemlerinden hem de Marmara Kuzey Anadolu yanal doğrultulu kırıklarından doğrudan ve çok ciddi şekilde etkilenen bir bölgedir.”
9 Kritik Kırığı Tek Tek Saydı: “M7’ye Dek Güç Üretebilir”
Bölgede sismik olarak alarm veren ilçeleri ve fay segmentlerini tek tek sıralayan ünlü deprem uzmanı, feci periyodu açıklayarak korkutan şu verileri paylaştı:
“Balıkesir başta olmak üzere; Havran-Balya, Edremit Koyu-Ayvacık, Yenice-Gönen, Çan-Biga, Manyas, Sarıköy, Edincik ve Etili kırıkları, tarihsel süreçler ve sismik döngüler incelendiğinde ortalama 30 yılda bir 7 (M7) büyüklüğüne kadar varabilecek son derece yıkıcı depremler üretme potansiyeline sahiptir.”
“Balıkesir Evlerini Ovaya Değil, Batıya İnşa Etmeli!”
Deprem riskine karşı acıl önlem alınması gerektiğinin altını çizen ve yerel idarecilere kentsel planlama konusunda tarihi bir çağrıda bulunan Prof. Dr. Ercan, zemin yapısına dikkat çekerek sözlerini şöyle noktaladı: “Bu büyük sismik gerçeklik karşısında kentin yerleşim stratejisi hayati önem taşıyor. Balıkesir, tarımsal ve yumuşak zeminli ovaya doğru değil; zemin yapısı çok daha sağlam olan batı yönüne doğru genişlemeli ve yerleşmelidir.”
Ahmet Ercan’ın bu sarsıcı açıklamalarının ardından gözler, bölgedeki yapı stoku ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması yönündeki taleplere çevrildi.