bacaklarım titredi – Sayfa 2 – Zekhaber
bacaklarım titredi

Yirmi yıl önce, eşim en büyük hayalinin peşinde koşan genç bir gazeteciydi. Kahire’de bir Amerikan yayın kuruluşunda iş teklifi aldığında, bu hayatta bir kez karşılaşılabilecek bir fırsat gibi geldi. Eşyalarımızı topladık, tanıdık her şeyi geride bıraktık ve Mısır’da yeni bir hayata başladık.İlk zamanlar her şey bir macera gibiydi.Kahire’nin kalabalık sokakları, hiç durmayan trafiği, baharat kokularıyla dolu çarşıları ve geceleri ışıl ışıl parlayan Nil Nehri bizi büyülemişti. Eşim yeni işine büyük bir heyecanla sarılmıştı. Günün büyük bölümünü haber peşinde koşarak geçiriyor, eve geldiğinde yaşadığı olayları heyecanla anlatıyordu.Ancak zaman ilerledikçe işler değişmeye başladı.Önce geç saatlere kadar çalışması normal görünüyordu. Sonra bazı geceler hiç eve gelmemeye başladı. Telefonla aradığımda çoğu zaman ulaşamıyordum. Gazetecilik mesleğinin zorluklarını bildiğim için kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Fakat içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk büyüyordu.Bir gece saatlerce bekledim.Sabaha karşı kapı açıldı.Yorgun görünüyordu ama gözlerinde alışık olmadığım bir ifade vardı.”Neredeydin?” diye sordum.Kısa bir sessizlikten sonra, “Önemli bir haber üzerinde çalışıyordum” dedi.Cevabı mantıklıydı ama beni ikna etmeye yetmedi.Aylar geçtikçe aramızdaki mesafe büyüdü. Bir zamanlar saatlerce sohbet eden iki insan, aynı evde yaşayan yabancılara dönüşmeye başlamıştı. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyordum ama ne olduğunu bilmiyordum.Sonra bir gün hayatımı değiştiren o telefon geldi.Numarayı tanımıyordum.Telefondaki kadın kısık bir sesle konuşuyordu.”Eşiniz hakkında bilmeniz gereken şeyler var.”Kalbim hızla atmaya başladı.Kadın, ertesi gün belirli bir kafede buluşmamızı istedi.O gece gözümü bile kırpmadım.Ertesi gün belirtilen yere gittiğimde orta yaşlı bir kadın beni bekliyordu. Masaya oturur oturmaz çantasından eski bir dosya çıkardı.Dosyanın içinde fotoğraflar vardı.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.