Dünyada 20 Milyon Türkiye de 240 Bin Tanı
Kanser tedavisinde uygulanan yöntemlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, klasik kemoterapinin hâlâ önemli bir yere sahip olduğunu, ancak yeni nesil tedavilerle birlikte çok daha etkili sonuçlar alındığını söyledi.
Karadurmuş, kemoterapinin tek başına ya da akıllı ilaçlarla birlikte uygulanabildiğini belirterek, akıllı ilaçların bugün birçok kanser türünde kullanıldığını ve hastaların günlük yaşam kalitesini bozmadığını ifade etti. Bu ilaçların ev ortamında dahi kullanılabildiğini vurgulayan Karadurmuş, immünoterapilerin de tedavide umut veren yöntemler arasında yer aldığını dile getirdi.
“BİLİM DIŞI YÖNTEMLER UMUT KAYBINA YOL AÇAR”
Karadurmuş, tıbbi onkoloji uzmanı olmayan kişilerin alternatif yöntemler üzerinden “kesin tedavi” iddiasında bulunmasının ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Kenevir, yüksek doz vitamin uygulamaları ya da bitkisel desteklerin tedavi yerine geçemeyeceğini belirten Karadurmuş, bu tür yaklaşımların hastaların tedavi sürecini geciktirdiğini söyledi.
“Halkımızdan beklentimiz, bilimsel olarak kanıtlanmış tedavilere güvenmeleri ve erken tanıyı ertelememeleridir” diyen Karadurmuş, yanlış yönlendirmelerin geri dönüşü zor sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
mRNA AŞILARI İÇİN UMUTLU BEKLENTİ
Kanser tedavisinde geleceğe yönelik çalışmalara da değinen Karadurmuş, mRNA teknolojisi üzerine yürütülen araştırmaların dikkat çekici olduğunu ifade etti. Bu alandaki gelişmelerin önümüzdeki yıllarda tedavinin seyrini değiştirebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ise erken tanının önemine vurgu yaparak, birçok kanser türünün önlenebilir risk faktörleriyle ilişkili olduğunu hatırlattı. Sigara, obezite ve hareketsiz yaşamın önemli riskler arasında yer aldığını belirten Şendur, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.