Kocamı havaalanına götürürken ağladım. Bana iki yıl için Kanada’ya — Toronto’da çalışmaya — gittiğini söyledi. – Zekhaber
Kocamı havaalanına götürürken ağladım. Bana iki yıl için Kanada’ya — Toronto’da çalışmaya — gittiğini söyledi.

Parmağım “onayla” tuşunun üzerinde durdu.

Bir anlığına her şey gözümün önünden geçti — birlikte geçirdiğimiz yıllar, ona duyduğum güven, birkaç gün önceki hâlim… hâlâ inanan kadın.

Sonra bastım.

İşlem tamamlandı.

19.000 dolar ortak hesabımızdan kayboldu ve benim hesabıma geçti.

Bir süre kıpırdamadan ekrana baktım. Ne rahatlama hissettim ne de sevinç. Sadece soğuk, düzenli bir sakinlik.

Laptopu kapattım.

Ona yazmadım. Aramadım.

Bunu kendisinin fark etmesini istedim.

Bir saat geçti. Sonra bir saat daha.

Telefonum titreşti.

“Emre”.

Birkaç saniye çalmasına izin verdim, sonra açtım.

— Elif? — sesi gergindi. — Hesaba giremiyorum. Ne oluyor?

Sandalyede arkamı yasladım.

— Belki de artık içinde para olmadığı içindir, Emre.

Sessizlik.

Kısa ama ağır.

Ne yaptın sen?

— Bana ait olanı aldım.

— Delirdin mi?! — diye bağırdı. — O para bizim!

— Hayır, — dedim sakin bir şekilde. — Benim. Mirasım. Kazandığım para. Sen sadece onu Miami’de harcamayı planlıyordun, değil mi?

Yine sessizlik.

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz 

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.