mırıltılar duydum
Bir saat boyunca duş almak, belki de sadece suyun altında geçirilen bir süre değildir; bu, ruhun derinliklerine bir yolculuk, düşüncelerin sığ sularında kaybolmaktır. Her damla su, yaşanan anların birikimini ve hafızasında sakladığı anıları taşıyor. Belki de banyonun bu sıcak atmosferi, gündelik hayatın stresini unutturuyor, insanın kendisiyle baş başa kalmasına olanak tanıyor. Gelinim için bir saat, sadece bir temizlik ritüeli değil, aynı zamanda zihinsel bir detoks alanı; bir soluk, bir nefes. Hayatın karmaşasında kaybolmuşken, ruhunu dinlendirmek için aradığı bu zaman dilimi, belki de ona güç ve ilham veriyor. Duş sonrası, belki de yeniden doğmuş biri gibi çıkıyor dışarı, tazelenmiş bir zihin ve yenilenmiş bir kalp ile. İşte bu yüzden, banyo yapmak sadece bir ihtiyaç değil, duygusal bir yolculuk haline geliyor. Suyun akışıyla birlikte, gelinimin hayatının akışını da gözlemlemek mümkün; her damla, yeni bir başlangıç sunuyor, her yudumda bir umut yeşeriyor.