Ülke Geneline Yayıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yaşlı nüfus oranının hızla artacağını belirterek, “TÜİK tahminlerine göre bu oran 2030’da yüzde 13,5’e, 2100 yılında ise neredeyse nüfusumuzun üçte birine ulaşacak” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Recep Tayyip Erdoğan himayesinde düzenlenen “2’nci Yaşlılık Şurası” toplantısında konuşan Yılmaz, yaşlanma olgusunun artık Türkiye’de çok daha belirgin bir politika alanı haline geldiğini vurguladı. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı.
Yılmaz, Türkiye’nin küresel ölçekte “demografik dönüşüm” sürecinde olduğunu ifade ederek, çocuk ve genç nüfus oranının hızla azaldığını, buna karşılık yaşlı nüfus oranının belirgin şekilde arttığını söyledi. Doğurganlık hızındaki düşüşün yanı sıra sağlık alanındaki gelişmeler ve yaşam standartlarının yükselmesinin de bu değişimde etkili olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’de yaşlı nüfus oranının 2000 yılında yüzde 5,7 seviyesindeyken, 2023 itibarıyla ilk kez yüzde 10’un üzerine çıktığını hatırlatan Yılmaz, bu durumun ülkeyi “çok yaşlı ülkeler” kategorisine taşıdığını ifade etti. 2025 yılı verilerine göre 81 ilin 62’sinde yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerine çıktığını belirten Yılmaz, “Bu tablo, yaşlanmanın artık ülke geneline yayıldığını açıkça gösteriyor” dedi.
Öte yandan yaşlı nüfusun yalnızlık sorunu da dikkat çeken bir diğer başlık oldu. En az bir yaşlı bireyin bulunduğu 7 milyondan fazla hanenin yaklaşık 2 milyonunda yaşlıların tek başına yaşadığını belirten Yılmaz, bunun sosyal açıdan önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Aktif Yaşlanma Endeksi verilerine de değinen Yılmaz, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oranın 36,8 seviyesinde olduğunu, Türkiye’de ise 2024 yılı itibarıyla 29,7 olarak ölçüldüğünü söyledi. Bu farkın, yaşlı nüfusun daha aktif ve üretken hale getirilmesi için atılması gereken adımlara işaret ettiğini belirtti.
Yılmaz, tüm bu verilerin Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, kısa, orta ve uzun vadeli politikalarla bu sürece hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizdi.